TEKNOLOJİ ÖDEMELER DENGESİ

 

Hatice ÖZKURT

İktisatçı

hozkurt@inonu.edu.tr

 

 

 

Küreselleşme, dünya ülkelerinin teknoloji silahını ne kadar daha fazla üretip kullandığını şeffaflaştırmıştır. Çağdaş olan ve rekabette geri kalmak istemeyen her ülke, dışarıya ne kadar teknoloji sattıkları ve dışarıdan ne kadar teknoloji aldıkları ile de ölçülmektedir.

 

Ülkeler, ileri teknoloji ürünleri gibi, maddi olmayan bilgiyi (intangible knowledge) de alıp satabilirler ki, bu türden olan alışveriş, bir ülkenin ihracatı ve ithalatını yaptığı teknik bilgi ve hizmetleri kaydeden “teknoloji ödemeleri dengesi” (the technology balance of payments, TBP) ile ölçülmektedir (Avrupa Komisyonu, http://europa.eu.int/comm/research/). TBP hasılatı, net teknoloji ihracatı olarak, bir ülkenin bilim ve teknoloji bazında küresel piyasalarda rekabet edebilirliliği konusunda önemli ipucu veren bir göstergedir.

 

Kavramsal Çerçeve

 

TBP, bir ulusal ekonominin uluslararası ticari ve ekonomik ilişkilerini döviz ağırlıklı ve istatistiksel bir şekilde ortaya koyan genel ödemeler dengesi bağlamında bir inceleme konusudur. Onun tam yeri; dış ticaret, hizmet gelir/giderleri ve transferlerden oluşan cari işlemler alt bilançosudur. Dolayısıyla, teknolojik ürün, hizmet ve transferine ilişkin hesaplar, günümüzde, özellikle gelişmiş ekonomiler açısından bir “ayrıntı” olmaktan çıkmış, küresel gelişmişlik liginde kimin hangi sırada olduğu saptanırken başvurulan ciddi bir ölçüt haline gelmiştir.

 

Teknoloji ödemeler bilançosu, ülkelerin gelişmişlik düzeyiyle bağlantılı olarak üç ayrı sonuç verebilir:

i)Teknoloji ihracatı geliri ithalat giderinden faz olursa, bilanço “fazla” verir, yani denge “artı”ya geçer. Gelişmiş ekonomiler, teknoloji üretimi ve pazarlamasında ileride olduklarından, teknoloji ihracatı gelirleri oldukça yüksektir.

ii) Tersine, ithalat ihracatı aşarsa, bilanço “açık” verir, denge “eksi”ye geçer. Az gelişmiş ekonomiler, TBP’de sürekli eksidedirler. Bunun bir kanıtı da, bu ekonomilerin teknoloji fakiri olarak yüksek teknolojili ekonomilere derin bir bağımlılık içerisinde bulunmalarıdır.

iii) Üçüncü ve son durum ise, ihracat gelirleri ile ithalat giderlerinin birbiriyle örtüştüğü durumdur. Kapitalizmin Klasik iktisat felsefesinin denk bütçenin peşinde olduğu biliniyor. Benzer bir anlayışla, küresel konjonktür pek izin vermezse de, kapitalist devletlerin denk ödemeler bilançosunu idealleştirdiklerini düşünebiliriz.

 

TBP; lisanslar, patentler, know-how, araştırma ve teknik yardım ile ilgili olarak uluslar arası teknoloji transferini ölçer. TBP’de geçen ödemeler  kuşkusuz ticari teknolojiler içindir ve bu yüzden araştırma-geliştirme (Ar-Ge) harcamalarından farklıdır. Pek çok OECD ülkesinde teknolojik hasılatlar ve harcamalar 1990 boyunca sürekli arttı. Böylece OECD bölgesi dünyanın geri kalanına karşı pozisyonunu teknolojinin net bir ihracatçısı gibi sürdürdü. Buna karşın Avrupa Birliği (AB) ülkeleri TBP açısında açık verme eğilimine girdiler. Elbette bu, kesin olarak çok düşük bir rekabete işaret etmez, fakat AB’ye yönelik yabancı teknoloji girişin artmış olmasının sonucu olabilir (www1.oecd.org).

 

Teknoloji Ödemeler Ligi: Kim Nerede?

 

Aşağıda bir dizi tablo ve grafik verilmiştir. Onların yardımıyla, TBP’nin, iktisat terminolojisi çerçevesinde seçili ülkeler açısından ne ifade ettiği betimlenebilir.

 

Örneğin, teknoloji hasılatı ve harcamasının ülkeler bazında karşılaştırıldığı Tablo-1’e göre; ABD’nin fiili bir teknoloji devi olduğu anlaşılıyor. Zira 1994’te 27 milyar dolar kadar olan teknoloji hasılatını sürekli arttırmış ve 1999’da 36 milyar dolar ($) sınırını aşmıştır. Bu, Türkiye’nin 2002 yılına ait toplam ihracat gelirine (40 milyar $) yakın bir rakamdır. ABD’nin ithalat yoluyla teknoloji girdisi için yaptığı ödemeler ise, 1994’te 6’dan 1999’da 13 milyar dolara yükselmiştir. Japonya, 1994-1999 yılları arasında hemen her yıl 1’e milyar $’lık hasıla artışı kaydederken, teknolojik harcamalarını 3 milyar $ düzeyinde istikrar sağlamayı başarmış model alınan bir teknoloji zenginidir. Almanya ve Fransa’nın hasıla-harcama dengesi ise, sanayileşmiş ülke kimliğiyle paradoksal bir durum arzetmektedir. Çünkü verili yıllarda her iki ülkenin teknoloji harcaması hasılatından daha fazladır. İngiltere, bu alanda çok fazla vermemekle birlikte, 1998’de hasılatını iki kat harcamasının üzerine çıkarabilmiştir. Türkiye’ye en benzeşen ülke olarak (G.) Kore ele alınabilir. O, teknoloji üretiminde yıldızı parlayan bir uzak doğu ülkesidir, fakat bu yıllar boyunca, Batı ile rekabette zayıf kalmasının bir sonucu olarak oldukça büyük miktarda hasıla açığı vermiştir (1999’da 2.7 milyarlık harcamaya karşılık 0.2 milyar $ hasıla).

 

Tablo 1 : Teknoloji Hasılatı ve Harcaması (Milyon Dolar)

 

ÜLKELER

1994

1995

1996

1997

1998

1999

ABD

Hasıla

26,712

30,289

32,470

33,639

36,197

36,467

Ödeme

5,852

6,919

7,837

9,614

11,713

13,275

Japonya

Hasıla

4,522

5,980

6,462

6,872

8,042

8,435

Ödeme

3,627

4,167

4,147

3,348

3,775

3,602

Almanya

Hasıla

8,200

10,268

10,831

12,370

13,251

12,513

Ödeme

10,268

13,367

14,306

4,801

15,653

16,218

İngiltere

Hasıla

3,732

4,219

3,755

5,289

6,081

...

Ödeme

3,275

3,531

3,285

3,438

3,172

...

Fransa

Hasıla

1,863

2,162

2,387

2,165

2,590

...

Ödeme

2,544

2,977

3,151

2,991

3,124

...

Kore

Hasıla

111

112

109

163

141

196

Ödeme

1,276

1,947

2,297

2,415

2,387

2,685

  Kaynak: OECD, Science and Technology Indicators.

 

 

            Tablo 2 : Teknolojide Ödemeler Dengesi: GSYİH’nin %’si olarak

 

Ülkeler

1996

1997

1998

1999

2000

Almanya

-0.15

-0.12

-0.14

-0.22

-0.26

Fransa

-0.05

-0.06

-0.04

-0.03

na

İtalya

-0.08

-0.04

-0.05

-0.06

-0.04

Avusturya

-0.19

-0.27

-0.30

-0.17

-0.00

Portekiz

-0.37

-0.39

-0.49

-0.44

-0.36

İngiltere

0.04

0.18

0.20

0.22

0.18

ABD

0.32

0.29

0.28

0.25

na

Japonya

0.05

0.08

0.09

0.11

0.12

   Kaynak: CORDIS: Science and Technology Indicators.

 

Teknolojide ödemeler dengesinin (ihracat-ithalatının) gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH)’ye oranı, teknoloji hasılatı yüksek olan ülkeler için pozitif olacaktır. Tablo-2 verileri incelendiğinde,  “TBP/GSYİH”nin pozitif sonuç verdiği ABD, Japonya ve İngiltere’nin zaten ileri teknoloji ihracatçısı ülkeler olduğu anlaşılacaktır. ABD, bu yeni ve önemli ölçüte göre, 1996-2000 yılları arasında yüzde 0.2-0.3 aralığında bir oran tutturduğu ve en yakın rakibi olan Japonya’ya büyük bir fark attığı ortadadır. AB’nin diğer büyük ekonomileri Almanya ve Fransa’nın ise, yüksek GSYİH’lerine karşılık, teknoloji ithalatında sıçrama yaptıkları için “TBP(GSYİH” oranları beş yıl boyunca negatif olmuştur.

Bir başka açıdan, fakat paralel bir karşılaştırma için Grafik 1’e bakılabilir. Bunun, Tablo-1’den farkı; “TBP/GSYİH”nin 1992-2001 ortalamasına göre ülkeleri bir sıralamaya tabi tutmasıdır. Buna göre, İngiltere %0.6 ile başta olmak üzere bir çok AB ülkesi Japonya’nın önünde, pozitif değerler elde ederlerken; dünyanın en müreffeh ülkelerinden Yeni Zelanda ve Avustralya’nın “bıçak sırtı”  misali bir yerde olsa da, İrlanda %-1’ civarında “çizgi dışı”  bir gelişme sergilemektedir.

 

Grafik 1: GSYİH oranı olarak Teknoloji Ödemeler Dengesi 1992- 2001

Kaynak: OECD Science, technology and Industry Scoreboard 2003.

Grafik 2: İmalat Ürünleri İhracatında Yüksek ve Orta-Yüksek Teknolojinin Payı, 2001

Kaynak: OECD, Science and Technology Indicators.

 

Grafik-2, 2002 yılında imalat ürünleri ihracatında yüksek ve orta-ileri teknoloji ürünlerinin payını göstermektedir. Buna göre, ileri teknoloji ihracatında %60 ile İrlanda ilk sırada gelmekte ve bu oranla AB ortalamasının iki katı kadar bir başarı elde etmiş olmaktadır. Onu, %40 ile Birleşik Krallık izlemektedir. Orta-ileri teknoloji ihracatının lideri, İrlanda’ya küçük bir fark atarak %80 ile Japonya’dır. Latin Amerika’dan Meksika ve AB üyesi dışında kalma tercihini sürdüren İsviçre ve doğal olarak ABD bu alanda güçlü bir rekabet içerisindedirler. Türkiye ise, ileri teknoloji ihracatında Yunanistan’ın altında iken, orta-ileri teknoloji skalasında ise onun üzerinde yer almaktadır.

Tablo-3’te, seçilmiş ülkelerin imalatla birlikte, yüksek ve orta-ileri teknoloji ihracatında 1992-2001 yılları arasında gerçekleştirdikleri 10 yıllık büyüme ortalaması verilmektedir. Ülke sıralaması; yüksek ve orta-ileri teknoloji sanayilerindeki büyümeye göre, en düşüğünden en yükseğine doğru yapılmıştır. Buna göre, Japonya %1.7 gibi oldukça düşük bir oranla teknoloji ihracatını gerçekleştirirken, İzlanda bu alanda şampiyon olmuştur. Türkiye’nin bu ihracat sektöründe, şampiyonu zorlayacak bir büyüme oranını kaydetmiştir. %16 gibi oldukça iyi sayılan bu oranın arkasında, ülkemizin AB’ye üyelik sürecinde bilim-teknoloji gelişmelerine ve Ar-Ge harcamalarına gösterdiği duyarlılığının rolü unutulmamalıdır.

Tablo 3 : Yüksek ve Orta-Yüksek Teknoloji İhracatı Büyüme oranı 1992- 2001

 

ÜLKELER

Yüksek- ve orta-yüksek-teknoloji sanayileri

Yüksek-teknoloji sanayileri

İmalat

Japonya

1,7

1,8

1,6

İsviçre

3,4

5,8

2,8

Almanya

3,9

6,9

3,2

İtalya

4,4

5,0

3,8

Fransa

4,4

6,8

3,2

Danimarka

4,5

6,9

2,1

Norveç

4,5

6,7

3,0

İsveç

4,7

6,8

3,5

Avusturya

5,2

9,3

4,1

AB

5,4

8,7

4,0

OECD (1)

5,6

7,8

4,7

Hollanda

6,1

10,1

3,6

İngiltere

6,2

9,6

4,6

İspanya

6,8

7,8

6,7

Belçika

6,9

11,6

5,1

ABD

6,9

8,1

6,4

Avustralya

6,9

7,2

3,8

Kanada

8,1

10,0

7,4

Portekiz

8,2

9,6

3,2

Yeni Zelanda

8,3

8,0

3,9

Kore (1994-01)

8,3

8,5

6,4

Yunanistan

9,8

17,8

1,0

Slovak Cumhuriyeti (1997-01)

10,8

9,0

6,8

Finlandiya

10,9

17,3

7,0

Türkiye

15,7

19,0

9,5

İrlanda

15,8

17,6

11,2

Polonya

15,8

19,5

12,8

Meksika

16,1

19,1

15,3

Çek Cumhuriyeti (1993-01)

17,1

24,5

13,0

Macaristan

19,4

26,3

12,5

İzlanda

24,4

32,0

3,7

            Kaynak: OECD, Science and Technology Indicators.

 

Bazı Sonuçlar

 

* OECD’nin sistematik olarak yaptığı çalışmalardan da anlaşılacağı gibi; teknolojik ödemeler dengesinin GSYİH’ye oranı, çoğunlukla ticaret açıklık oranı olarak adlandırılır. Buna karşın, uluslar arası rekabette “açıklık” (openness) terimi bir dereceye kadar aldatıcı olabilir. Gerçekte, bir ülke için düşük bir oran kesin bir şekilde yüksek dış ticaret engellerini (tarife ya da tarife-dışı) göstermez.

 

*  Teknoloji ödemeler dengesi, bir ekonominin gelişmişliği konusunda tek başına değil, ancak diğer makro ekonomik parametreler eşliğinde, bütüncül bir anlayışla düşünüldüğünde bir fikir verebilir. Teknoloji üretimini ve ticaretini hızlı, kaliteli ve rekabet kurallarına göre doğru yapabilen ülkeler gelişmişlik liginde hep üst sıralarda kalırlar ya da üst sıraları zorlarlar.

 

* Türkiye’nin durumu, teknoloji söz konusu olduğunda, gizlenemeyecek kadar  dramatik olduğu ortadadır. En başta, Türkiye ile ilgili teknolojik kayıtların sağlıklı tutulmadığı, yapılan karşılaştırmalarda somuttur. Bu, Türkiye’nin teknoloji yoksulu olduğu bir yana, teknoloji verileri yoksunu olduğunun da bir teyididir.

 

Kaynakça

 

CORDIS: Science and Technology Indicators, http://www.cordis.lu/indicators/ind_tech_payments.htm

(erişim: 24.01.2004).

 

European Commission. Towards a European Research Area: Science, Technology and Innovation, Key Figures 2003-2004, http://europa.eu.int/comm/research/ era/pdf/indicators/ind_kf0304.pdf  (erişim: 30.12.2004).

 

OECD Science, Technology and Industry Scoreboard 2003, http://www1.org/publications/e-book/92-2003-04-01-7294/C.5.4.htm  ve .... /GC-05-4-4.htm (27.01.2005).